| Bir gece Ay buluta girince yanık sesi gelse hep türkülerin,Rüzgar, sen ve ben Gün çıkana dek kalsak bozkırın ortasında, Bir türkü dinlesek Yaşama dair Bir desem Düş görsek |
|
Hüseyin Seyfi |
| (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. |
20 Jun 2007 için arşiv
Buhur sözcüğünün değişik ,ama birbirine çok yakın anlamlarda kullanıldığı görülmektedir; mangal tipinde üç ayaklı tütsülük veya kokuluk, ağaçtan alınan güzel bir koku, doğadaki tüm güzel kokuların karışımı. Arapça, “bahur” sözcüğünden gelen, yakıldığı zaman güzel kokulu dumanlar çıkaran bir bitki şeklinde tanımlara rastlanılmaktadır.
Buhur sözcüğü bazı yörelerde ‘puhur’ olarak söylenmekte ve yine kokulu bir bitki ile ilgili anlam verilmektedir
Puhur, özellikle dini ritüellerde yakılarak tütsü olarak kullanılan kayın ağacı kabuğu veya bir ağaç cinsi olarak tanıtılır. Oysa bazı Türkmen konar göçer aşiretlerinde, puhur bir bitkiye verilen isimdir. Bitkinin boyu bazı yerlerde bir metreye varır Bozkırda, kıraç arazide yetişir. Mayıs ayının sonunda küçük küçük sarı renkli çiçekler açar. Çiçekler sadece bitkinin üst kısımlarında yer almaz, her yanını kaplar. İncir tanesi büyüklüğünde , başak şeklinde sıralanan sarı çiçekler hemen dökülmez, belki de küçük olmalarından dolayı uzun süre bitkinin üstünde kalır. Etrafa mis koku yayar. Aslında bu bitkinin her yanı kokudur. Yaprakları, sapları, gövdesi güzel kokar. Koku, sadece bitkiden esen, öyle gelip geçen bir güzel koku değildir. Dokunduğunuz yerde uzun süre kalan, içinize ferahlık veren, sizi alıp bir yerlere götüren bir kokudur.Bunun için, gözünüzü kapatıp ,bitkiye burnunuzla dokunarak bir nefes çekmeniz yeterlidir.
Puhur’u genç kızlar, gelinler saçlarına takarlar. Saç yunacak suyun içinde kaynatılıp suya kokunun sinmesi sağlanır.Bununla yıkanan saç, hem parlak durur, hem güzel kokar.
Yazın, puhur demetler halinde toplanır, bağlanarak evin bir yerine asılır. Kokusunun yanında ayrıca uğur ve şans getireceğine de inanılır.
Puhur, en iyi parfümden daha etkilidir.Buna karşılık puhuru tanıyan ve onu koklayan kişi azdır.
Her yabani bitkinin olduğu gibi puhurun da düşmanı tarım ilaçlarıdır. Bu yüzden puhur kendini asfalt kenarlarına ,yol kıyılarına çekmiş, kendi kendine oralarda yetişmeye başlamıştır.Otlak hayvanlarına , tadı çekici olduğu için bozkırda fazla dayanamaz.
Öyle kişiler vardır ki, puhur kokan yaz akşamlarında, ceviz yaprağı, iğde dalı, çalı gülü, kekik, hanımeli, lavanta, leylak kokularının içinden puhur kokusunu hemen ayırır.
Resim sanatı içinde kokuyu yansıtmak olsaydı, herhalde bütün ressamların , önceliklerinden biri de puhur olurdu.(c) Hüseyin Seyfi / Avanos
Son Yorumlar