02
Mar
09

Eski çağlardan yüzyılımıza aşık oyunu

 

            “Antandros, Balıkesir sınırları içerisinde, Altınoluk- Edremit karayolunun 2. kilometresinde, Edremit Körfezi’nin kuzeyinde yer alan önemli bir Troas antik kentidir..

Nekrepolün ilk kullanım evresini oluşturan MÖ.7. yüzyıla ait yoğun gömüler ele geçmektedir. Bu gömülerin büyük bölümünü,pithos  (büyük küp) veya pithoid amphora içerisine yerleştirilen bebek ve çocuk gömülerini oluştururken, yetişkin bireylerin yakılarak gömüldüğü (kremasyon) görülmektedir. Çocuk gömülerinin hemen hemen hepsinde ele geçen aşık kemikleri, çocukların oyuncaklarıyla birlikte gömüldüğünü ortaya koymaktadır.” (*)        

            “…her ne kadar iklim sert olsa da yapılan işler tam aksine kolaydır ve boş vakitleri çok olur.Günleri hiçbir şey yapmadan at üzerinde sürüleri gözetlemekle geçer. Bu nedenle göçebe hiçbir eğlence fırsatını kaçırmaz ya da eğlence fırsatlarını kendi yaratır.Eğer olağanüstü bir şey olmazsa uçurtma uçurur, aşık oynar.” (**)      

            Koyun, kuzu ve keçinin arka bacaklarından elde edilen aşık, eski zaman çocuklarının ve bazı yetişkinlerin oyun aracı idi.

            Bu oyunu bizzat oynamış Seyit Cesur, “elli yıl öncesine kadar, boş zamanlarımızda ve her mevsimde aşık oynardık” diyor.

            Oyun en az iki kişi ile oynanır.

            Aşıkları kibrit kutusuna benzetirsek, tüm yüzeylerin  cik, tök, öpen, alşı olarak adı vardır. İlk atışı yapacak oyuncu ve oyun sırası yazı tura gibi bu isimlere göre belirlenir.

            Toprak üstüne çizilen bir daire ve daire çapına, atış mesafesine paralel olarak oyuncular sırası ile  aşık kemiklerini dizer. Kura ile oyuna başlayan oyuncu, yaklaşık üç dört metre mesafeye dikilir. Koç bacağından elde edilen,ağır olsun diye ve içi delinerek  kurşun dökülen ‘şak’ adı verilen aşıkla daire içine dizilen aşıkları hedef alarak atar.Aşıklardan biri veya bir kaçı çizgi dışına çıkarılmaya çalışılır.Çizgiden dışarı çıkan aşık oyuncunun olur.Atış ıskalayıncaya kadar devam eder. Sırası gelen oyuna başlar.

            Aşıklar bitkilerden elde edilen kök boyalarla boyanarak süslenirdi.

            Sonra teknikle birlikte oyun araçları da değişti. Aşık kemiklerinin yerini bilyeler, misketler aldı.Hüseyin Seyfi

 

             * Gürcan Polat, Aktüel Arkeoloji,sayı 2, Eylül,2007

           ** Orta Asya, Tarih ve Uygarlık- Jean Poul Roux/ çev; Lale Arslan, Kabalcı yayınevi. 


0 Yanıt, “Eski çağlardan yüzyılımıza aşık oyunu”



  1. Henüz Yorum Yok

Yorum Yapın