Televizyonda koca adamların ortada hiçbir neden yokken şapır şapır ağladıklarını görünce merak ettim; “insanlar niçin ağlar, neye ağlar? Ufak bir araştırma yaptım.Türkçe olarak pek kısa sürede bilimsel bir şey bulamadım internet ortamında. Ama İngilizce bir gazetede cevabı buldum.
Uzmanlar, “ insan normal yaşamı süresince, yani, sıfırdan seksen yaşına yaklaşık yüz litre gözyaşı dökmekte, bu gözyaşı miktarı aşağı yukarı on kova suya denk geliyor “ diyor.
Kadınlar üzerine yapılan bir araştırma, kadınların yaşamları boyunca, doğumdan 78 yaşına kadar 16 ay ağladığını gösteriyor.Toplam süre 12000 saatten fazla .
Bebekken, temel ihtiyaçların karşılanması için, günde ortalama 3 saat gözyaşı akıtılmakta.
Yıllarla birlikte, insan gençliğe doğru adım attıkça istekler ve beklentilerle beraber ihtiyaçlar da artıyor. Bunların karşılanması esnasında engellerle karşılaşıldıkça birinci tepki genellikle ağlamak oluyor.
Kızlar, 10’lu (teenage ) yaşlarda, haftada yaklaşık 2 saat 13 dakika, acıklı bir film seyrettiklerinde veya olay gördüklerinde, duyduklarında, arkadaşları ile bozuştuklarında, çarpma, düşme, kavga neticesinde bir yerleri acıdığında, dokunaklı söz işittiklerinde gözyaşlarına boğuluyorlar.
Daha ileriki yaşlarda evlilik problemleri, iş yeri sorunları ve sorumluluk ile birlikte gözyaşlarının nedenleri değişiyor.
Sonuç, rol gereği dökülen gözyaşlarını saymazsak, zayıf karakterli ve duygusal insanlar daha çok gözyaşı döküyor.
Bazı insanlar neye, niçin ağladıklarını bile bilmiyorlar.
İnsanlar üzüldüklerinde ağlıyorlar.
Uzun süre kararsız kaldıklarında, insanlar ağlayabiliyorlar.
Acıklı, duygusal filmler, yakınlarından kötü haber almak gibi konular ağlatıyor.
Dışlanmış olmak, atılmak insanları ağlatıyor.
Kadınlar, sevinç gözyaşlarını erkeklere nazaran daha çok döküyorlar.
Kadınlar, erkeklerden uzun yaşamalarını gözyaşlarına bağlıyorlar. Hüseyin Seyfi
Kaynak:Telegraph
0 Yanıt, “Ağlayış”