Efelenme güç gerektiriyor
Lisan olarak dil, düşünce ve duyguların sözle açıklanmasının yanında bir ulusun zaman içinde tecrübeleri ile yoğurup, biriktirip taşıdığı bir kültür kurumu.
Her ulusun dili, aynı zamanda o ulusun kültüründen izler taşıyor.
Güzel Türkçemiz içinde yer alan özlü sözlere, deyimlere , ata sözlerine geniş anlamlar yüklenmiş.
“Efelenme”, dikleşme, kafa tutma anlamına geliyor. Genelde argo olarak kullanılsa da taşıdığı anlam geniş. Sahip olunan güç ve kuvvetin üstünde bir karşı koyma, itiraz etme anlamı yüklü bünyesinde.
Çevrenize bir bakın, ya da düşünün;
İnsan yapısından mı, yoksa oluşan şartlardan mıdır, bünyesinde diktatör-otokrat, şiddet taşıyanlarda veya bu yapıya eğilimli olanlarda “efelenme” davranışı yaygın.
Kimine göre bu yapıdaki insanlar hasta ruhlu ve çılgın. Kimine göre de cesaretten kaynaklı. Efelenme davranışı gösterenlerin arkasında, az ya da çok körü körüne veya çıkar hesaplarıyla bağlı bir kitle olduğu kesin ve bunların çevresi aynı kitle tarafından örülü.
Efelenme çocukluktan beri bastırılmış duyguların açığa çıkması olarak tanımlanabilir mi? Bu konuda bilimsel araştırma yapanlara sözü bırakmak yerinde.
Napolyon, Hitler, Musolini gibi eski efelenenlerin sonlarını görmesek ve unutsak dahi
zamanımızda Saddam Hüseyin , Kaddafi uluslar arası efelenenlere iki önemli örnek.
Uluslar arası efelenme, liderlerin kendileri açısından hem de temsil ettikleri ulusları açısından tehlikeli.
Topraklarında petrol gibi geniş yer altı zenginlikleri barındıran veya Türkiye örneği coğrafi konumları itibarıyla küresel önem taşıyan ülke liderlerine bu çıkar dünyasında efelenme hiç gelmiyor.
Libya’da kaç suçsuz kadın, erkek, çocuk öldürüldü ve öldürülmeye devam edecek belli değil.
Suriye’de aynı şekilde çatışmalar.
Kosova, Bosna, Afganistan, Irak yakın geçmişte önümüzdeki örnekler.
Petrol düşkünü batılı ülkelerin tuzakları ve tuzağa düşenlere zamanında müdahale.
Müdahale sonunda olayların, iç çatışmaların kesilmesi olası mı? Uluslar arası askeri müdahale sonunda ülke bütünlüğünü koruyarak iç çatışmaların bittiğine dair bir örnek yok. Irak’ta, Afganistan’da olaylar devam ediyor. Eski Yugoslavya paramparça.
Çağımızda ülke çıkarları insani düşüncenin önüne geçiyor.
Dış politika duygusal davranışa gelmiyor. Eski dostluklar bir anda unutuluyor.
Yeter ki oyuna gelinmesin, fırsat verilince bir anda başınıza üşüşenler sizi yaptığınıza yapacağınıza pişman ediyor.
Efelenme güç gerektiriyor, değilse bu dünya efelenmeye hiç gelmiyor. Hüseyin Seyfi.
0 Yanıt, “Efelenme güç gerektiriyor”