Monthly Archives: Mayıs 2009

Cennete Koymuyorlar

Standard

 

            Öyle bir zihniyet ki;

            Cennetin anahtarı ellerinde sanki, tıpkı ortaçağ Hıristiyan papazları gibi istediklerini alıyorlar içeri, istemediklerini kapıya bile bastırmıyorlar, cennete koymuyorlar.

            Din iman dillerinde ve göstermelik.

            Dillerinden iftira ve riya dökülüyor.Durmadan takiye yapıyorlar. Saniyesinde düğmelerine basılmış gibi değişebiliyorlar, ağız değiştiriyorlar, kılık değiştiriyorlar.

            Adam gibi imam gördüklerinde dayanamıyorlar, basıyorlar çığlığı.

Ve suçüstü yakalanıyorlar.

Başkalarına hukuk dersi vermede ahkam kesiliyorlar, hukukun ateşli savunucusu görünüyorlar ama,

Kendilerine gelince, ne hukuk tanıyorlar ne de yargı.

Kalplerini hırs ve kin bürümüş.Ölümcül hastalara ve ölenlere bile kin kusuyorlar. Gözleri görmüyor, kulakları işitmiyor.

Bulunmaları gereken bir cenaze törenine korkudan katılamıyorlar.Bir bilim kadınının cenazesine katılmaktan neden korkuyorlar?

Bu bilim kadınının cebinden Ağrılı, 16 yaşında, Gülden Efe’nin okuması ve berdelden kurtarılmasını içeren ve aslına arama tarama sırasında el konulan mektubun fotokopisi çıkıyor.

Cennete koymuyorlar;

Kendilerinden olmayanı ve kendileri gibi düşünmeyeni düşman görüyorlar.

Aydınlıktan korkuyorlar.Nerede bir ışık görseler hep beraber hücum ediyorlar.

Derinlikleri yok, bu yüzden çoğu kez çocuklaşıyorlar.

Sevmediklerine çamur atıp eften püften şeylerle gammazlıyorlar.

 “Bu hakim o hakim.”

 “Cenazeden laiklik ruhunu çıkarma oyunu.”

”Saylan’ın imamı CHP’li çıktı.”

“Mahkemede dine ve kıyafet serbestisine hakaret.”

 “Mahkemenin ideolojik ve usulsüz kararı yok hükmündedir.”

Cennete koymuyorlar:

Adı Deniz Fener’i yolsuzluğuna karışan RTÜK Başkanı Zahit Akman, ilgili Başbakan yardımcısı Bülent Arınç’ın,  “ istifa et” teklifine karşı,

“Sürem doluncaya kadar bekleyim” demiş.

En büyük özellikleri, din duygularını kullanarak kamuoyunu yanıltıp  toplumu baskı altında tutmak,büyük çoğunluk görünmek,kin ve düşmanlık tohumları ekmek.Yani, bulanık suda balık tutmaya çalışmak

Reklamlar