Monthly Archives: Aralık 2012

Kapadokya sinsice bozuluyor

Standard

Dünyanın gözdesi Kapadokya sinsi sinsi yok ediliyor
Kapadokya yapısı gereği narin ve kırılgan. Peri bacalarına elinizle sert bir şekilde dokunun ufalanan toprak elinizde kalır. Kapadokya’nın büyüsü doğal görünümünden. Peribacaları, vadiler kaya üzerine oturmuş doğal kaleler, su yolları ve bunlara ilave eski binalarla birlikte yöresel güzellik.
Kapadokya’daki büyü, son yıllardaki çevrenin bilinçsiz ve oburca tahribinden dolayı yavaş yavaş siliniyor. Bir zamanlar alçaktan uçağın uçmasına izin verilmeyen, yollarından ağır taşıt geçirilmeyen Kapadokya sinsi sinsi yok ediliyor.
Bölgeyi on yıl önce ziyaret etmiş turist, bugün gördükleri karşısında hayal kırıklığına uğrayarak şaşırıyor. Nedeni Kapadokya rant uğruna büyük bir hırsla talan ediliyor olması . Balonlar, balonların arkasında peri bacalarının arasında koşuşturan motorlu araçlar, vadiler içine gömülen oteller, binalar ve devam eden inşaatlar Kapadokya’nın elini yüzünü çirkinleştiriyor.
Ve tüm olan bitene duyarlı bir avuç vatandaşın dışında seyirci kalanlar “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” felsefesini benimseyenler, geleceklerine dokunulduğunun farkında olmayanlar.
Kapadokya dört bir yanından kuşatma içinde. Bölgeye gelen merkezi idareciler durumu göremiyor. Çünkü öncesini bilmiyorlar. Yerel yöneticiler Türkiye’nin genel durumunu yansıtıyor. Dönemi kurtarma kurnazlığı.
İnternet ortamında, kısmen basına da yansıyan çığlıklardan iki tanesi durumu bir parça açıklıyor:
“Türkiye’nin en önemli kültür turizm merkezlerinden biri olan Kapadokya’da, peri bacaları arasındaki butik otel inşaatlarına tepki gösteren turizmciler ve vatandaşlar, Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu önünde eylem yaptı.”
“Uçhisar, yani Kapadokya’nın göz bebeği olan ve neredeyse tamamı sit alanı olan bu dünya mirası bölgeye her ne sebeple olursa olsun otel inşaatı yapılması her şeyden önce dünya mirasına sahip çıkılması anlamında etik değildir. Yasalara uydurmuş olabilirler, bir şekilde Koruma Kurulu’nu da geçip oradan onay almış olabilirler. Ama her ne olursa olsun bu konunun takipçisi olacağız. Zira orada biliyoruz ki, herhangi bir vatandaş sit alanı üzerine çok önceden yapılmış tapulu evine çizik atamıyor. Atarsa ağır cezada yargılanıyor ama kuralına ve kanununa uyduranlar dev gibi otel inşaatlarını yapıyorlar. Burada otel yapılması zarureti var mıdır, bölgedeki otellerin zaten doluluk oranları belli. Bunlar araştırılmadan sırf belli kuralları belli şekilde geçenler, istediklerini yapamamalı. Bir otel mecburiyeti yok ve yapılan yer tam da sit alanının göbeğinde. Mutlaka bu konunun üzerine gideceğiz ve takipçisi olacağız”
Otel ihtiyacından çok, adam kazmayı peribacasının bağrına vurmuş, görülmüyor mu? Otel ihtiyacı var diyelim, o zaman girsin iş makineleri kazıyıversin düzlesin peribacalarını yerine otel yapsın, düşüncesinin ne mantığı olabilir?
Göreme’de, Uçhisar’da Avanos’ta, Ürgüp’te Kapadokya’nın dokusu sinsi sinsi bozuluyor. Kimi ırmağa yapıyor lokantasını, kimi peribacalarının ortasına çakıyor beton yapıyı. Kiminin kolu uzanıyor yukarılara, tepelere, kimi uluslar arası. Yıllarca verilmeyen ruhsatlar, izinler son zamanlarda bir bir çıkıyor. Bölge vatandaşı şaşkın.
Ulusal basının çevreye duyarlı olduğu pek söylenemez. Ulusal basının bölgedeki temsilcilerine soruyoruz, “bildiriyoruz, yazıyoruz ama yayınlamıyorlar” diye cevap veriyorlar. Her şeyin paraya, ranta ve korkuya dayandığı şu dünyada onlar ne yapacak? İyi ki internet var. İnternette yayınlanan yazılar üzerine Nevşehir Valiliğinin harekete geçtiği duyumlarını alıyoruz. Öte yandan inşaatların pervasızca devam ettiğine gözlerimizle tanık oluyoruz.
Ve politikacılar, “Böyüroruuuz deyollar” büyüsünler ne diyelim.
Büyümek gelişmek iyi şeydir kuralları içinde.
Yeter ki çevremize dokunmasınlar, zarar verip torunlarımızın geleceği ile oynamasın muhteremler! Hüseyin Seyfi