Category Archives: Şiirler

Telli ebem

Standard

 

orak ve kılçık türküsü

saçında kızgın güneş

düşlerimi yoğurdum  

bir akşam üstü;

bir tel tutup bakırdan

sardım

ağrıma  koydum;

resimde övendire,

dövenin çiğnediği

bir yığın kısır başak.

toprağın öfkesi

yağmura.

avuçlarında kına

kucağında bir kulaç koşum

bedenin yürür güne

su  ışır gözlerinde

dön,dön, dön

kehribar yüzlü kadın!

Cimri,yaslı hasat mevsimi,

desem ki,

Yağmurun harmanı deldiği vakit

tuz, gaz, tütün yokluğunda

Memili…

gülen ellerinde ürün;

bir tabak üzüm ezmesi

Sonbaharın çıplak çocuğu,

bir keten çuval

tekere  vuran su

Gencaali

Sis sancısı ufuklar!

ulaşamam geçmişin rengine

bu yüzden

derbeder,

kah Akşamın soluğunda,

kah zifiri karanlıkta

Karnın aç,

bedenin yorgun,

pus düşer orağına

yaban otlarında  ellerin

on iki baş  ‘horanta ‘

kara tavuk

Ateşin yılanla dansı

Havva Ana

iki taş duvar arasında

kavrulan en yaşlı kızılcık

bir hane dolu yorgun insan,

“Nil ırmağının doğduğu

El kamer”

bildiğin o dua , bulgura dönerken buğday!

Kerpiçten dört duvar  

çıranın ışığında,

geceler kalaylı,

ciğer sızısı filikli,

uyuşuk, üç eğri direk

Duvar duvara küskün

sönük bir Ocak Başı.

Dönüyor tavanda kırlangıçlar

yanaklarında dövme

gözlerin çakır,

leyleklerin gelme zamanı

dillerinde  mani;

“leylek leylek lekirdek”

telli ebem

ve ben biteviye,

Seferberlik ve Çanakkale

al basar yüreğini,

dudaklarında serçenin ayak izi,

 iki nal arasında çürümüş  muska,

kurur dilin damağın,

“A benim beynamaz oğlum”

bir damla  su

dede,

Döndü Kadın Pınarı’ndan,

Geçmişin pası sıyrıldı beyin hücrelerimde

alın götürün beni

Telli ebemin düşlerinde yoğurun . (Hüseyin Seyfi- Şiiri Özlüyorum,32.sayısından)

BABA

Standard

Dışarda beyaz fırtına

yüreğimde sevgin,

sırtında mavi gömleğin,

kulaklarımda çınlayan

atların nal sesleri

uzanır ufuklara,

bulutlarda sen,

elimde lastik sapan

ne bisikletim yürür

ne uçurtmam havalanır

koşamam

kucağında ben,

kızgın vagonlarla gelen

ilk ayrılık

Almanya’ya

kul köle

nem ve rutubet kokan hayımlarda,

hasretlik yıllarca

 sonra

zamanın tükenişi

gözlerinde hüzün

dudaklarında veda.

(c) hüseyin seyfi

Gallipoli-Çanakkale

Standard

While dawn breaking

the war began again,

very clear full moon,

the stars were shooting

one after the other,

the darkness in the night

Where brigtness in the night,

tonight were well ligted

by the missiles,

the blood were shed

by the young

and the dawn were blood,

no passege at the Bigalı village

and the mill place…

While sunligting in Çanakkale

from the hills,

sun was rising

and a star was still shinning

over them…

(c) Hüseyin Seyfi

Ay buluta girince

Standard
Bir gece
Ay buluta girince
yanık sesi gelse
hep türkülerin,
Rüzgar, sen ve ben
Gün çıkana dek
kalsak bozkırın ortasında,
Bir türkü dinlesek
Yaşama dair

Bir desem
on dinlesem,

Bilsem ki

önümüzde zaman dar,
yol uzun
yol çetin,

Düş görsek
Ay buluta girince,
yürüsek
yürüsek
sonuna kadar.

 

Hüseyin Seyfi

 
 
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.
 

Milat Öncesinden

Standard

Her şeyin başı yaşamak

 dedik,
yaşamaya asıldık,
toprak

bedenimde yoruldu,
bedenim

karıştıkça toprağa
çamur oldu,

taş oldu,
çöktü karanlıklar üstüme
baykuşlar arkadaş oldu,

toprak,

 duvardan inerken
sendin o,

yoldan geçen,
bilmem neden okudun
milat öncesinden

 bir dua
ben kafandan geçerken. (c)

Hüseyin Seyfi. Köşektaş